HAYAT KURUCULARI: GELİN HAYATI YENİDEN KURALIM
Bölüm 2 –
Giriş Kısım 2
Rahman ve
Rahim olan Allah’ın adıyla. Şefkatli ve Gözetici Allah’a (c.c.) hamd olsun.
Salat ve selamlar da O’nun peygamberi Muhammed’e (sav), O’nun aile ve ashabına
olsun.
Geçen
bölümde isimlendirdiğimiz şekilde ‘Hayat Kurucuları’ projemizi tanıtmaya
başlamıştık.Bugün kaldığımız yerden devam edeceğiz. Bu bölümde bu programın
hedeflerini ve ondan ne beklediğimizi tartıştıktan sonra, aşağıdaki konuları ele
alacağız:
·
Hayat Kurucuları programının gerekçesi ve önceki “Dostlarla Buluşma”
programından farkı,
·
Neden “Birlikte Hayatı Yeniden Kuralım” sloganını seçtik?
·
Başarılı olmamız için gerçekten bir umut var mı?
·
Müslümanların yükselişi ve bunun nasıl başarılacağı,
·
Projenin planını ve sürecini tanıtmak.
Müslümanlara en dibe neden ve nasıl vurduklarını hatırlatmanın yanında bu
bölümün ayrı bir amacı daha vardır: İslam’ı doğru anlamak. İslam yalnızca nasıl
namaz kılıp oruç tutacağımızı öğretmez ki buradaki niyetimiz ibadetin önemini
kesinlikle azımsamak da değildir. Ancak, bir çok insan bu noktadan ileri
gidememiş ve Ramazan’ı ve başörtüsünü nihai hedef gibi görmüştür. Bu programın
amacı bu yanlış anlamayı, algılamayı düzeltmektir. İslam hayatın kurulması ile
ilgilidir ve İslam’ın özünü anlayan başarılı ve mükemmel insanların
yetiştirilmesini hedefler.
Burada
Kur’an’daki en önemli ayet ile başlayacağım. İslam’ın geleceği, her gün Fatiha
süresini okurken tekrarladığımız bu ayete bağlıdır. Her gün Kırk kez
namazlarımızda bu ayeti tekrarlıyoruz. Allah (c.c.) bu ayette buyuruyor ki, “Yalnız
Sana ibadet eder ve yalnız senden yardım isteriz.” (Kur’an 1:2). Çok açık
anlamı O’na ibadetimizde O’ndan yardım istemektir. Ancak, çok önemli ve yaşamsal
olan başka bir anlamı da bu programın özünü oluşturmaktadır. Bu anlam şudur,
Allah (c.c.) der ki “(Herşeyde ve herbiriniz) Yalnız benden yardım isteyin.”
(Kur’an 1:5) ve anlamı Allah’ın (c.c.) bu evrende bizim için yarattığı herşeyi
O’nun hakkı olduğu biçimde O’na ibadet etmek ve başarılı olmak için kullanırız.
Bu ayet bütün İslam dinini somutlaştırmıştır.
İbni Kayyım
der ki, Allah (c.c.) üç kitabı (Tevrat, İncil ve Kur’an) bir araya toplamıştır.
Sonra, bu üç kitabı Kur’an’daki Fatiha Süresi’nde ve bu ayette toplamıştır.
Bütün İslam dini bu ayet özetlenmiştir. Ne yazık ki, biz onun yalnızca yarısını,
yani Allah (c.c.)’a ibadet kısmını uygulamakta ve bize emrettiğinin yarısını
kullanmamaktayız. İnsan zor ve kritik konular dışında asla yardım istemez. Bu
konulardan hala o kadar uzağız ki ayetin sadece “Yalnız sana ibadet ederiz”
kısmı ile yetiniyoruz. Batı ise çalıştı, başardı, üretti ve hayatın zor
kısımlarını tercih etti ve Allah (c.c.) onlara bu yönde yardım etti. Ancak
çabalarını diğer yarısına yöneltmedikleri için onların medeniyeti de çöktü. Her
iki kısmını da uygulayanlar, Allah (c.c.)’ın bir sonraki ayette dediği “Sen’in
nimetler ihsan ettiklerinin yolu”nu (Kur’an 1:7) hak edenlerdir. Bu ayet bir
bütün olarak İslam Medeniyeti’nin hakimiyeti esnasında Peygamber (sav) dönemi
hariç tam anlamıyla uygulanmamıştır. Müslümanlar ne kadar dindar olurlarsa
olsunlar, bu ayetin diğer kısmını uygulamadan ilerleyemezler. Bu program (Hayat
Kurucuları) size bunu hatırlatmayı amaçlamaktadır.
Gerçek bir
hayat kurmak için her iki kısma da ihtiyacımız var. Gelin bütün resmi görelim. “Yalnız
Senden yardım isteriz” kısmını göz ardı edersek, “yalnız Sana ibadet
ederiz” kısmında da başarılı olamayız. Bu söylediğimin kanıtı şudur. Allah
(c.c.)’a ibadet ederken kullandığımız şeyler, seccade, tesbih, namaz takkesi,
Ramazan kandilleri ve ezan saatlerinin hepsi Müslüman olmayan ülkelerde
yapılmıştır. Bu yüzden ikinci kısmında da başarısız olduk.
Biraz daha
açıklayalım, hayatımızdaki standart ölçüm araçları ve bütün ekonomik
projelerimiz Batı tarafından belirlenmiştir. Onlar da Kur’an ideallerine uysun
diye değil kendi yaşam tarzlarına uyacak şekilde bu standartları
geliştirmişlerdir. Metreden kilometreye, İSO standartlarına, otellere verilen
yıldızlara kadar. Örneğin, turistler için lüks bir otel yapacaksanız,
yapamazsınız. Çünkü dünya standartlarında beş yıldızlı bir otel yapmak için
oteliniz içki sunmak zorunda ve kasinosu olmalı. Buna haram diye karşı
çıkarsanız dünyanın tanıdığı standartlarda bir otele sahip olamazsınız. Buna kim
karar veriyor? Maalesef, siz değilsiniz. Evet veya hayır deme hakkınız yok.
Ekonominin anahtarlarını elimizde tutmuyoruz. Dünya ekonomisine girmeye çalışan
asalaklar gibiyiz. Oyunun kurallarını en güçlüler belirliyor.
Gördüğünüz
gibi, ibadetiniz bile zedelenebiliyor. Kanatlarımızı açıp İslam Medeniyeti’nin
ilk dönemindeki gece ibadet edip gündüz savaşan kurucular gibi uçmalıyız.
İslam’da ibadetin özüdür bizi başarıya ulaştıran. Hayatın başka bir anlamı daha
vardır. Yaratılışın ve onun amacı ardında yatan nedenle ilgili güçlü bir anlam.
Uzun gözlem ve araştırmalardan sonra Plato, Allah'ın (c.c.) evreni yaratıp
unuttuğu yönünde bir teori geliştirdi. Allah (c.c.) buna cevap olarak “… ve
senin Rabbin asla unutan değildir.” (Kur’an 19:64). Karl Marx’ın teorisine
göre de Allah (c.c.) oynamak ve eğlenmek istedi ve eğlenmek için insanları
yarattı. Allah (c.c.) ise cevaben diyor ki, “Biz sizi bir eğlence
olsun diye (amaçsız) yarattığımızı ve bize geri döndürülmeyeceğinizi mı
sanıyorsunuz? Allah (c.c.) yücedir, gerçek hakimdir, O’ndan başka ilah yoktur….”
(Kur’an 23:115-116). [Yani, Allah Teala iş olsun diye
yaratılmadığımız ve ona dönüp hesap vereceğimizi anlatıyor. ç.n.).
Elia Ebu
Madi evrenin yaratılış amacı konusunda tamamen kaybolmuştu. Kaybolmuşluk ve
yaratılış konusundaki kafa karışıklığı konusunda bir şiir yazdı. Cevap ise
Kur’an-ı Kerim’den geldi, “ve Ben (Allah) cinleri ve insanları yalnızca Bana
ibadet etsinler diye yarattım (Zariyat 56) ve Allah (c.c.) ayrıca “Ve
(hatırla ki) Rabbin meleklere demişti, ‘Gerçekten yeryüzünde (insanı) kendime
halife, temsilci olarak tayin ettim’ (Kuran 2:30). Diğer bir ayet ise “Adem’e
(a.s.) herşeyin ismini öğretti” (Kur’an 2:31). Bu isimler günlük hayatımızda
kullandığımız araçların isimleridir.
İslam’ınızın, dininizin eksik olmaması için bir kariyer ve başarı yöntemi
aramaya başlamalısınız. Böyle yapmazsanız, Hz. Ömer’in (r.a.) duasında söylediği
“Allah (c.c.)’ım, inananların ahlaksızlığı ve güçsüzlüğünden sana şikayet
ediyoruz” diye duasına muhatap olursunuz. Bilin ki Hz. Ömer (r.a.) cennetle
müjdelenmiş Müslümanlardan biriydi. “Allah’ım keder ve endişeden, zayıflık ve
tembellikten, sefillik ve korkaklıktan, borç yükünden ve insanlara mahkum
olmaktan Sana sığınırım” diye dua eden Peygamber’i (sav) hatırlayın. Hz.
Muhammed (sav) öldükten sonra bile nasıl hayat kuracağımızı gösterdi: “Bir kimse
öldüğünde bütün yaptıkları kesilir üç şey hariç, devamlı bir sadaka,
başkalarının yararlanacağı bir bilgi ve Allah (c.c.)’a onun için dua eden bir
evlat.” Kıyamet günü geldiğinde bile Hz. Muhammed (sav) elimizde bir fide varsa
onu dikmemizi istiyor. Yine kıyamet gününde insanların dört şey hakkında
sorgulanacağını söylüyor: gençliği, hayatı, serveti ve bilgisi.
Hz.
Muhammed (sav)’e indirilen ilk üç ayette iki kez “oku” kelimesi ve iki kez
“öğret” kelimesi geçmesi ilginç değil mi? Allah (c.c.) diyor ki, “Oku,
(herşeyi) yaratan Rabbinin adıyla oku. O insanı bir kan pıhtısından
yarattı. Oku, Rabbin en cömerttir. Ki O kalemle yazmayı öğretmiştir.
Ki O insana bilmediğini öğretmiştir.” (Kur’an 96:1-5).
Hatta
eğitim ve bilgi araçları (kalem) bile belirtilmiştir ve bu Allah (c.c.)’ın
Kur’an'da sözünü ettiği ilk nesnedir. Neml (Karınca) süresinde medeniyette
zirveye çıkmaktan bahseder. Hadid (Demir) süresinde askeri endüstriyi
güçlendirmeyi teşvik eder. Mülk süresinde işsizliğe karşı çıkar. Cuma süresinde
namazdan önce ve sonra çalışmalarını söyler: “Ey inananlar, Cuma günü namaza
çağrıldığınızda, işi (ve diğer şeyleri) bırakıp Allah (c.c.)’ı zikretmeye gelin.
Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Sonra (Cuma) namazı
bitince, yeryüzünde dağılıp Allah (c.c.)’ın rahmetini arayın ve Allah (c.c.)’
çokça hatırlayın ki başarılı olasınız, kurtuluşa eresiniz.” (Kur’an
62:9-12).
Başarılı
insan modelleri, yukarıda anlattığımız gibi, çoğu zaman küçük bir fikirle
başlar. Bu fikir o insana tam hakim olur ve bu onun temel duygusu haline gelir.
Hz. Muhammed (sav) demiştir ki, “Hiç kimse dinini bir bütün olarak almadıkça tam
uygulayamaz.”
İbni
Sina’yı hatırlayın, Avrupa’da “Doktorların Prensi” diye anılmıştı. Modern tıbbın
temel prensiplerini ortaya koymuştu. El-Kanun fil-Tıb (Tıbbın Kanunları)
adlı kitabı Avrupa’da dört yüzyıl boyunca okutulmuştu. Bütün bu zor soruları
nasıl aştığı sorulduğunda, sırrın Kur’an’daki şu ayette yattığını söylemişti: “Sizi
[Müslümanları] orta bir ümmet kıldık.” (Kur’an 2:143). Zor bir şeyle
karşılaştığı zaman, hep ortasını bulmaya çalıştığını söyledi. Hicretin (Hz.
Peygamberin Mekke’den Medine’ye göçünün), Abbas bin Firnas insanlık tarihinin
ilk uçuş denemesini yaptı. Onu bu işe motive eden, “Ey cinler ve insanlar
topluluğu, göklerin ve yerin sınırlarını aşacak güce sahip olmak istiyorsanız,
onu [Allah (c.c.)’ın] otoritesi olmadan asla aşamazsınız.” (Kur’an 55:33).
Bu ayeti uygulamaya koydu. Şahit olsunlar diye Kurtuba’da insanları etrafına
topladı. Bir çok insan onun başarısız olduğuna inandı. Aslında o uçmada başarılı
olmuştu ama yere inişte ayaklarını kırmıştı. İbni-Haldun ise sosyolojinin
kurucusudur ve Mukaddime’sinde milletlerin yükseliş ve çöküşünün temel
prensiplerini ve coğrafya ve iklimin insan davranışları üzerindeki etkileri
tespit etmiştir. Onu motive eden, Allah (c.c.)’ın şu ayeti olmuştur, “Sizden
önceki milletler bir çok benzer şeylerle karşılaşmışlardır ve Allah (c.c.)’a ve
Peygamber’ine inanmayanların akıbetini görün.” (Kur’an 3:137). Hanginiz
Kur’an’dan bir ayet alıp hayatta başarılı olmak için bunu takip edeceğim
diyorsunuz?
Altıncı
sorunun cevabını, yani, Dostlarla Buluşma ve Hayat Kurucuları
arasındaki farkı, tespit ettik. Dostlarla Buluşma programı “Yalnızca sana
ibadet ederiz.” ayetinin yarısında yardımcı oldu. Yer yüzüne kök salma ve
gelişmede bize yardımcı oldu. Hayat Kurucuları programı meyveleri
toplamayı amaçlamaktadır. Her iki program, sanki “Görmedin mi Allah nasıl bir
misal getirdi: Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir
ağaca (benzetti). (Kur’an 14:24) ayetini izlemektedir. Dolayısıyla,
Hayat Kurucuları köklerin meyve vermesini sağlamak.
Gelin
birlikte düşünelim ve programın kime hitap ettiğini görelim. Bu program esas
olarak gençliğe hitap eder ve gelecek umudunu ele alır. Bu, Arap (ve İslam ç.n.)
Dünyasının sahip olduğu bir hazinedir.
-
Gençlik:
Birleşmiş Milletlerin yayınladığı dünya durum raporuna göre, Arap dünyası
dünyadaki 14 yaşın altındaki nüfusun % 38’ine sahiptir. (Türkiye de benzer
durumda. ç.n.). Bu, geleceğin Arap dünyasının elinde olduğu anlamına gelir.
Kendimize soruyoruz, ne tür bir geleceğe sahibiz? Bu kendi ellerimizle
birlikte yapacağımız gelecektir, inşaallah.
-
Kadınlar:
Toplumun yarısını temsil eden kadınlar toplumun diğer yarısını
yetiştirirler.
-
Anne-Babalar:
Çocuklarını yetiştirmekle sorumludur.
-
Dindar
Olmayan İnsanlar:
Halklarımızı uyandırmak, diriltmek ve hepimizin ihtiyacı olan onuru onlara
kazandırmak için onların kişiliklerini biçimlendirmeliyiz.
-
Gayrı-Müslimler:
Ülkelerimizin kalkınması için gereklidirler. Herkes için başarıya
ihtiyacımız var. Benim fikrimin sizinkine eklenmesi iki fikre yol açmaz
fakat sayısız fikre yol açar. Sanki iki ayna arasında duran insan gibi
sonsuz sayıda yansıma görecektir. Bu nükleer füzyon gibi bir şey. Birlikte
bu projenin bireysel, tekil bir proje olmadığı, bütün bir millet için bir
proje olduğu konusunda anlaştık: Bizim projemiz. Kendi durumumuzu ve
şartlarımızı sorgulayacağımız bir proje. Bu program sizin fikirlerinize
dayanacak. Tekrar buluşuncaya kadar bir pratik ödevimiz olacak: Başarılı
olmak için neler yapmamız gerektiği konusunda önerilerinize ihtiyacımız var.
Bu kara çukurdan çıkmak için neler yapmalıyız? Düşünüp bize önerilerinizi
gönderiniz. Bu projenin hedefine ulaşmasını sağlayacak her sözün bekliyoruz.
Son soruyu
cevaplarsak, başarılı olacağımız konusunda nasıl bu kadar eminsiniz? Size, bir
fikir için yaşayan ve bu fikri uygulamaya çalışan herhangi bir kimse başarılı
olabilir. Zorluklarla yüzleşmeliyiz, hayat bir sınavdır. Allah (c.c.) “Kim
iyi kim de kötü işler yapacak diye sizi sınayacağız.” (Kur’an 21:35).
Zorluklar üçe ayrılır: (a) bir kişiyi motive etmeyecek kadar basit olan
zorluklar, (b) aşılması çok zor olup kişiyi bunalıma (depresyona) sokan
zorluklar ve (c) kişinin potansiyelini ve gücünü ortaya çıkaran zorluklar. Gelin
birlikte beş dakikalık bir film seyredelim, çağdaş ve özgün bir başarı hikayesi.
Hikayenin ismi, Haldun. Haldun, kolları ve bacakları felç ile sonuçlanan kaza
geçiren bir genç. Hatta suni teneffüs makinasına bile bağlanmış ama Allah (c.c.)
ona dünyanın en iyi bilgisayar programcısı olabilecek bir beyin bırakmış. Bu
filmi seyredip bir şeyi gerçekten isteyen bir kimse için hiçbir şeyin imkansız
olmadığını görün.
[1]
sav: Sallallahü Aleyhi ve Sellem: Allah (c.c.)’ın bütün duaları ve barışı onun
üzerine olsun.
[2]
Kur’an hem anlam hem de lafız (söz) olarak Allah (c.c.) tarafından indirildiği
için, her hangi bir dile ve Türkçe’ye çevirisi aslını yüzde yüz karşılayamaz. Bu
yüzden çevirileri her zaman yaklaşık çeviriler olarak almak gerekir.
AmrKhaled.net ©
Her Hakkı Mahfuzdur.
Bu makale, orijinal kaynağı belirtilmek şartıyla, kişilel kullanım amacıyla
serbestçe çoğaltılıp yayınlanabilir. Bütün diğer amaçlar için web sitesi
yönetiminden yazılı onay almanız gerekmektedir. Bilgi için:
dar_altarjama@amrkhaled.net
|